Ads
A B C D E F G H I J K L M N O P Q R S T U V W X Y Z

Recently Lyrics Updated

Önüme çıkanı yakarım çekilin!
Kara bulutlarımı dökerim üzerinize bilin.
Dilin kemeği sökük, değilim şirin.
Alın başınızı gidin bi başımdan.
Geldiyse başıma akılsız başımdan.
Varma aman ha üzerime,değme ağır sözlerime sakın!
Bu öfkeli bakışlar ardına saklanan herşeyi gözlerinin önüne sermeyi o kadar isterim aması başaramam.
Soyut bu,somuta taşıyamam.
Nedense huyum bu kurutamam.
Kendimi kandırmayı başaramam.
Yok yok..Aman haa..
Haddimi aşamam kendimi karşıma alamam.
Çünkü onu ben yenemem.
Kafa da tutamam edemem.
Herkese gücüm yeter de bir bana bir dişimi geçiremem.
Bu kaçıncı denemem!…
Bu kaçıncı sıkıntı seviyem?
Bardağın dolu bir tarafı var evet ama ben onunla ilgilenmem.
Hissedebiliyorum hey!
Hissettirmeden o yapmaya gayret ettikleri sinsi hileleri de.
Görebiliyorum söylediklerinde barınan gizli iğneleri de.
Yüzüme doğru tuttukları silahı gördüm,içinde saklanan irice mermileri de.

Nerden baksan eksik bir şey.
Nerden tutsan olmuyor noksan.
Gözler olanı görüyor tek tek, dünden sonra önce yarından.
Kurcala hileli zarları malum geç kalmak var erken davran.
Dünya gemisine söyle kim korsan?

Nerden baksan eksik bir şey.
Nerden tutsan olmuyor noksan.
Gözlerim olanları izliyor tek tek, dünden sonra önce yarından.
Kurcala hileli zarları malum geç kalmak var erken davran.
Gözlerim hırsızları görüyor tek tek.
Dünya gemisine söyle kim korsan?

Tadımlık mutluluklar,geçici hevesler peşinde koşarak tükenir nefesler.
İçimde yanıcı kelimeler var ”Ateşle yanaşma yanıma” der.
Aklımın akıllı silahı kuşandı delici mermilerle.
Yük treni gibi dolu,gözleri bakıyor dolu dolu.
Ufaklık kaybedebilir yolu.
Aç ışık karanlık yolun sonu.
Görüyorum en azı minimumu.
Seriyorum önüne sorunumu.
Bu sorunum kesiyor solunumu.
Burası gerilim poligonu.
Ateşler açıldı kaç!
İki elim kapar kulaklarımı.
Ateşe değme kaç!
İki ayak telaştayım bayım.
Binlerce insan var aç,kemiklerini sayın bayım!…
Üzüntü döküyor saç.
Dediklerimi bir kurcala bayım.
Gücünü topla ve gel.
Ne kadar şiddetli olursa olsun o yel,kendine güvenin sana yeter.
Hayatta herkes bir bedel öder.
Stresten kafes içine girer ve üstündür muhtemel hayattan kaçan ayağa karşı
yılmadan hayata tutunan el

Nerden baksan eksik bir şey.
Nerden tutsan olmuyor noksan.
Gözler olanı görüyor tek tek, dünden sonra önce yarından.
Kurcala hileli zarları malum geç kalmak var erken davran.
Dünya gemisine söyle kim korsan?

Nerden baksan eksik bir şey.
Nerden tutsan olmuyor noksan.
Gözlerim olanları izliyor tek tek, dünden sonra önce yarından.
Kurcala hileli zarları malum geç kalmak var erken davran.
Gözlerim hırsızları görüyor tek tek.
Dünya gemisine söyle kim korsan?

Azgınların frenleri frengi
Faili belli fevkalade cinayetler, Sex Pistols gibi zincirli
Frekansları kirli ama filmin fragmanı afili
Farklı gen, farklı ten, farklı kare, farklı üçgen
Facianın formülü fosiller kadar eski
Fasaryalar yönetmenliğinde sinemalar
Ve ağız dolusu farfara, fesat fenalığında fassal
İçinde ölenleri yıkayamaz gassal

Gün sonunda kim kendinden fedakâr?
Endamını yitirmiş eskiden sevgime layık olanlar
Açık denizde kaybolup giden küreksiz kayıklar onlar
Sözlerimin içine düşenlere can yeleği fırlattım ki boğulmasınlar
Açık denizde kaybolup giden küreksiz kayıklar onlar

Herkes belirlediği güzergâhta devam eder
Kâh aheste hızla kâh da
Ben insanları usulca eriyen renkli dondurma toplarına benzetirim
Önceden beri dünya külahında
Eriyoruz lan her dakika baktığında
Keşke ellerimle sökebilsem aklına taktığında
Ya da ister istemez aklına bi’ şey takıldığında
Sökebilsem ordan, seni kurtarsam

Gemi görünce hırçınlaşan Karadeniz gibiyim ben
İçindekiler içimdekilerle bozmuş aklını
Sahipli hatıralar onlar sahibinden satılık
İlanımın asılı olduğu sakat cam hâlen kırık
Sevimsiz endişelerimin tonu bugün daha da koyu
Onları düşünmekten kendimi unuttum ya gün boyu
Başkaları adına umuda el sallayalı yıllar oldu da
Parmaklarıma umutsuzluğum bulaşmış arada sırada
Beni affet bu arada, ölmek için bekliyorsun sırada
Elveda!

Gün sonunda kim kendinden fedakâr?
Endamını yitirmiş eskiden sevgime layık olanlar
Açık denizde kaybolup giden küreksiz kayıklar onlar
Sözlerimin içine düşenlere can yeleği fırlattım ki boğulmasınlar
Açık denizde kaybolup giden küreksiz kayıklar onlar

Acıyı öldürmek için ilaçlar yetersiz zehir.
Fikir kuyularını kazıyor küreklerim bulmak için bilgileri kim olduğuma dair.
Kısa bir mola veriyor ve sigarasını yakıyor şair.
İşte böyle misallerle süslenir anlatılanlar,uykuya dalar çocuklar.
Düşününce karamsar ve korkutucu bütün anlatılan masallar sanki salıncağımı cadı sallar.
Hey çocuk bu korku içeren içerik.
Kırık bir akvaryum ve içindeki balıklar panik.
Onların üstüne konmak isteyen sinekler içine sinik.
Rose’un aşkı Jack’i öldürürken batıyordu Titanik.
Çok romantik…
Ama hislerim hissizlikten ibaret anne.
Bak baba ellerim yazmaktan kesik.
Çocuklarla oynarım fakat bir çocuğum eksik.
Bir tarafım şampiyon bir tarafım yenik.
İşte benim güneşim bak ben boyadım sarısını.
Bu benim kalbim istersen verebilirim sana yarısını.
Zaman imha etti üstünden Yunus’un asalaklarını dirençli çam ağaçlarının döktüğü gibi koca kozalaklarını.

Ödünç alınan zamanda zamana alarmı hazırla.
Kimisi yan yana yürür masaldaki kötü kahramanla.
Vampirler gibidirler yaşarlar içtikleri kanla.
Onları seyrederiz uzaktan Gökhan’la
Oyalan zamanda senden artakalanla.
Kara kışlar veda eder ısınır hava nisanla.
Anlatmaya çalışıyorum bildiğim tek lisanla.
Eksik onca noksanla,bana yakışan aksanla.
Ve mimiklerine Pablo Picasso gibi şekil vermek istediğim onca insanla
Kasvetli savaş marşlarını sevimli valslere çevirmek isterim zamanla.
Ama her şey zamanla.
Zamanla,zamanla neler verdim bu uğurda,kuzulardan saklamıştım söylemiştim kurda.
Bir ayağım önünü görse de ötekisi çukurda.
Zamanda kaybolan yıllarını el sallayarak uğurla.

Şu hayattaki insanlık yarışından ayrılmak için
Çoğusu kafasına kurşun koydu
Ne yazık, onu onunla oydu
Savaş oyunu bu, bu merhametsiz kuralları kim koydu?
Kalıplaşmış cümlelerin sonunu getiren oydu
Sirenleri deli çalıyordu
Uzunca arayışlar sonucu kendini bulduydu
Sonra onu ondan çaldılar, kayboldu
Koca gözleri dolduydu
Bi’ varlık dünyasında vardı yok olduydu
İçindeki öfkeli kalabalığın sesini duyduydu
Kendine bağıranlardan biri oydu

Elinde bi’ pankart
Koştuğu tek şart bildiği tek şey

O an nasıl desem içi dolu doluydu
Ah çekse dağlar oynar yerinden
Bi’ dokunsan ağlar, dokunma yalnız bırak

Bırak tutma elini, sanar ki kırılır kemikleri (Çek)
Üç aşağı beş yukarı hissettiriyor hisleri hissettiğini
Kısabilse keşke içte yükselen seslerden istediğini
Fakat farkında onlar alacak ondan istediğini
Yalnız bırak
Yalnız bırak yanında olmak istediğini
Buna ihtiyacı var ama söyleyemiyo’ sana istediğini
Hafif kâğıtlarda ağır cümleler tutan eller
Hedeflemiş gözlerini sana doğru

Elinde bi’ pankart
Koştuğu tek şart bildiği tek şey
Elinde bi’ pankart
Koştuğu tek şart bildiği tek şey

Go!